Brigitte Beraha Quartet

Sağlı sollu gelen hayata uyum sağlamaya çalışırken birçok hobimden oluyorum. Buralara yazamıyorum, arkadaşlarımla istediğim gibi görüşemiyorum, diziler, filmler seyredemiyorum. Üzerimde mütemadiyen bir yorgunluk, dermansızlık…
Şu an buraya birkaç cümle ekliyorum ama bu cümleleri yazarken bile aklımın bir tarafı yapmam gereken işlerimin olduğunu ısrarla hatırlatıyor. İki arada bir derede kalıyorum feci biçimde.

Neyse efendim. Hayatta zamanım kısıtlı olunca yapılacak şeyleri de kısıtlı seçebiliyorum. Erkek arkadaşımla görüşebildiğim süre genel olarak “haydi bir şeyler yiyelim, içelim iki sohbet edelim, haydi hoşçakal” şeklinde bir kısır döngü ve koşturmaca içinde geçiyor. Bir müddet sonra sürekli ye iç olayından bayılıyor insan. Kafe, restoran görmek istemiyoruz hani. Ruhumuz daralıyor, hayal gücümüz ufalıyor, ufkumuz kısalıyor. Şehirde ne var ne yok, neler oluyor neler yapılıyor takip edememek nahoş gerçekten. Ama sinemanın saati uymadı, erken kalkacağız bugün olmasın,  gösteri var diabolo işte, eğlence var börülce işte derken geçip gidiyor öyle her şey.

Bugün sevgili börülce bana bir konser hediye etti. ‘Bu hafta çok yoruldun, baktım boş günün değişiklik olsun dedim’ dedi. Çok düşüncelidir sağ olsun 🙂 Ahmed Adnan Saygın Sanat Merkezi‘nde bir jazz konseri varmış: Brigitte Beraha Quartet

Daha önce bilmediğim bir şahıs ve topluluk. Jazz müziği ikimiz de severiz ama malum jazz da kendi içinde bir hayli ayrı tarza, türe ayrılıyor. Ve jazz benim için ziyadesiylr bir fon müziğidir. Böyle doğrudan parça parça odaklanıp dinleyebildiğim bir tür değildir. Öyle alıştım belki de bilemiyorum. Bunu gittiğim her jazz konserinde daha iyi anlıyorum. Nitekim Efes Pilsen Blues Festivali’nde de benzer duygular içinde olduğumu hissettim. Böyle pür dikkat durup dinleyince olmuyor sanki.

Bu konserde de aynı şey oldu işte. Aynı konseri sakin bir restoranda dinlemiş olsaydık daha çok hoşuma giderdi gibi. Saygısızlık ya da haksızlık etmeyeyim [ Sorun sende değil jazz, bende 🙂 ]. Brigitte Beraha‘nın sesi çok güzel, kontrbastaki Kağan Yıldız, davuldaki Ferit Odman, piyanodaki Burak Bedikyan keza aynı şekilde. Her biri ayrı ayrı başarılı, enstrümanlarında döktürüyorlar tabiri caizse.. Ama etkilenemedik öyle. Tarzın sevenleri gayet memnun görünüyordu salonda o ayrı.

Çektiğim bir iki kare ile şöyle yansıtayım ortamı:

 

Bu arada konseri de denizbörülcesi, izmirbeltr ve izmirajanda‘dan öğrenmiş. Bazen iyi oluyor böyle şeyleri takip etmek. Hiç yoktan konsere gidiverdik ne güzel. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, İzmir Sanat ile beraber sık sık takip edilmesi gereken yerlerden esasen. Çok hoş etkinlikler yapılıyor. Meselâ her hafta İzmir Devlet Senfoni Orkestrası‘nın konserleri oluyor.

 

 

 

Ve biletler gerçekten çok uygun. 100 liraydı gidemedim gibi bir şey söz konusu olmuyor. 5 lira 10 lira gibi fiyatlardan bahsediyoruz zira. Ayrıca çok sayıda ücretsiz konser ve etkinlik de yapılıyor. İhmal etmemek lâzım.

 

 

 

 

 

Velhasılı kelâm, güzel bir değişiklik oldu. Arkamıza yaslandık ve müzik dinledik, müziğini keyifle icraa eden insanları seyrettik. Sizinle de paylaştık iyice güzel oldu. 🙂

 
 
 
 
 
 
 Konser ile ilgili link: http://www.aassm.org.tr/Etkinlikler/brigitte-beraha-quartet


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir