Bir Garip Bahce

Su an oturdugumuz eve yeni tasindigimiz donemde cakil tasi doseli arka bahcemizde birsey yetistiremeyecek olmak moralimizi oldukca bozmustu. Arastirdik ettik ve kucuk bir yukseltilmis bahce yatagi (raised bed) satin aldik. Nasil heyecanliyiz! Hemen giristik ise, katman katman ozenle hazirladik 1‘lik bahcemizi. Mevsim de tam ilkbahar basi, tum marketlerde nereye baksan tohum. Marul, roka, kabak cesitleri, turplar, karisik salata otlari, cilek fideleri, yok yok. Hepsinden istiyoruz, dikelim, uretelim, kendimizden gecelim!

Bir yandan da zararlilarla mucadele etmemiz gerekiyor. Irlanda’da sumuklubocekler bayagi meshur, toprakta azcik lezzetli bir bitki gormesin aninda en guzel yerlerinden isiriyor essoglusu. Biyolojik yaklasiyoruz savasa tabii, bahcenin etrafina tuz ve nisasta dokup yaklasmamalarini sagliyoruz, bir de bahcenin uzerine file kubbe ayarlayip hava savunma sistemimizi de kurduktan sonra isi zamana birakiyoruz…

Gunler geciyor, bizim tohumlar yeseriyor, marullar buyuyor, bizden mutlusu yok. Gunes haliyle cok cikmiyor, cikinca da konumu yuzunden bizim bahce golgede kaliyor. Marullar buyuyor da buyume hizi ne dersen, hayalimizdeki salatayi ancak seneye yapariz oyle soyleyeyim. Zamanla bizim marullarin buyumesi duruyor. Noluyor acaba diye dusunurken fark ediyoruz ki sumuklubocekler bizim biyolojik silahimiz tuza marullari banip banip goturuyorlar 🙂 Laaayn falan desek de marullardan 1-2 yaprak disinda bir sey kurtaramayacagimizi anlayinca marullari rehin birakip diger mahsulu kurtarmaya odaklaniyoruz. Bahcemizden idare edecek miktarda roka ve turp aldiktan sonra sezonu bitiriyoruz, biraz da sevkimiz kaciyor.
O esnada bizim ev teraryumdan gecilmiyor. Cam fanuslar, Charity Shop‘lardan bulunan kapakli cam kaplar, her odada yesilli, kirmizili fitonya dolu teraryumlar. Iste tam da bu sirada Asena’nin aklina bu garip bahce fikri geliyor. Irlanda dedigin zaten basli basina teraryum gibi bir ulke. Hep demisimdir, soyle 1 hafta hareketsiz dursam uzerimde yosun cikar diye. Basliyoruz her doga gezimizden bahcemize yosun ve kucuk bitki cesitlerini tasimaya. Kimi zaman bir bahce duvarinda uzerinde yosunla kaplanmis tasi odunc aliyoruz kimi zaman Atlantik kiyisinda ruzgara karsi direnen kucuk bir otu eve davet ediyoruz. Ormanin birinden kocaman bir kutuk kacirmisligimiz da yok degil 🙂
.
.
Pazartesi (06/04/20) yani yukaridaki hikayeden 4 sene sonra Covid-19 karantinasi esnasinda…

Gida alaninda, ustune ustluk Irlanda’da pastorize sut uretiminde calisiyor olmak, saglik sektorunu takiben en zorunlu sektorlerden birinde calismak demek. Millet kafa izninde, biz artan siparisleri yetistirmek icin kosturuyoruz.

Pazartesi bir nefes alayim yahu diyerek izin aldim. Karantinada izin bir garip oluyormus. Hava tam bir Irlanda klasigi sergiliyor; yagmur, gunes, bulut, dolu, gunes, ruzgarli gunes, ruzgarli yagmur, yagmurlu dolulu gunes diye gidiyor…

Uzun zamandir aklimda olan bizim garip bahceyi fotograflama projesine bi giriseyim diyorum. Oyle bir gunes aciyor ki gozlerim bir an isigi ayarlayamiyor. Tripodu kuruyorum, makinayi, lensleri diziyorum. Sonra “PIT” diye bir ses geliyor. Makinayla lensleri topladigim gibi iceri kacip o siddetli dolu saganagini zararsiz atlatiyorum. Bu surec dongu haline geliyor, gunes aciyor, ben seti kuruyorum, bir “PIT” ile haydaa iceri. 1 – 2 saat boyle git geller yasadiktan sonra nihayet aradigim gunesli pencereyi bulup garip bahcemizi fotografliyorum.

Bahcemiz karli bir kis ayini uzerinde file kubbesi olmadan gecirince oldukca hirpalandi, 1 -2 aya iyice costugunda yeni fotograflarini ekleyebilirim.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir