Casino

Şu yaşıma dek hiç Casino ve benzeri bir yere gitmemiştim. Geçen gün bu tecrübeyi yaşama fırsatım oldu. Kıbrıs’a gitmiştim. Birlikte olduğum arkadaşlar Casino’ya gitme konusunda bir hayli ısrarcılardı. Bütünlüğü bozmamak adına onlara katıldım. Kumar oynayacak hâlim yoktu ama hiç görmedim demek istedim ve takıldım peşlerine.

Her göz ayrı bakar elbette. Ben daha önce Casino görmemiş ve kumar oynamamış biri olarak tanımlayacağım ortamı.

Girne’de bir yerdeyiz. Geniş sayılabilecek, orta loşlukta bir salon ve dağıtılmış kumar makinaları.. Filmlerden gördüğüm kadarıyla hareketli, renkli bir ortam bekliyordum. Ocean’s Eleven filminde falan bayağı ekşın bi yerdi bu salon meselâ :). Ne bileyim, rulet masasının başı falan dolu olur, kazanandan vuhuhuuu, makinelerden şakır şakır jeton sesleri, renkli ışıklar falan bekliyorum. Kıbrıs’taki bu yer bana bayağı bir sessiz geldi o açıdan. Herkes kendi önündeki alette takılıyor öyle..

Bilemeyeceğim şimdi adını, kolu çekersin de sayaç gibi hareket eden makineler vardır ya aynı tür şekil çıkınca kazanırsın falan, işte salon bu aletlerle doluydu. Parayı makinaya veriyorsun, parana göre sana kredi veriliyor, 10 liraya 300-500 kredi mi neydi, o bitene kadar birkaç yüz kere çeviriyorsun kolu ya da tercihe göre buton var ona basıyorsun. Sonra da bekle ki aynısı gelsin falan filan.. İyi de bu hiç eğlenceli değil ki!!

Başında duran insanlara bakıyorum böyle bir zombi, ruhu çekilmiş bedeni ifadesiz kalmış, bir tür otistik gibi sürekli aynı hareketi yapan, boş bakan kuklavari tipler olarak tanımlayabilirim sanırım. Ah bir görseydiniz! Kitaba konu olsa sayfalarca tasviri yapılabilecek insanlar vardı. Bir heyecan sezemedim, bir gülen yüz görmedim. Kaybedenler arasına mı düştüm hep acep? 🙂

İnsanlar saatlerce başında durabiliyor bu aletlerin. Hiç bana göre değil hiiiç.. Toplamda yarım saat zor dayandım, sıkıntıdan patladım resmen. Bir tek içeride yeme içme ücretsizdi, o çok işime geldi. Deli gibi açtım çünkü. Tost falan yedim güzel oldu 🙂 İnsanı para dışında, eğlenceli, heyecanlı, renkli ortamı falan çekiyor zannederdim. Belki başka yerler öyledir, genel kanıya varmayayım hemen. Las Vegas falan var değil mi? Neyse beni cezbetmedi kısacası. 3-5 lira kazanan arkadaşlar ertesi sabah yine gidebilmişler meselâ: kazanan yine kazanmaya, kazanamayan bir daha şansını denemeye..

Neyse bu kısa süreli tecrübemi sizinle de paylaşayım istedim. Hoşça kalın, mutlu kalın..



0 thoughts on “Casino”

  • ahah, çok tatlı anlatmışsın şekercim 🙂 ben de ilk kez casino’ya gittiğimde (doğu yakasının las vegas’ı atlantic city’ye gitmiştik) tam da bu duygular içindeydim. şu kollu makinalar bana da çok sıkıcı gelmişti mesela. rulet masası da beklediğim kadar renkli değildi. benim gittiğim casinoda ise rulet masasının başındayken içki beleşti; o yüzden cosmo’ları dayamış, kaybettiğimiz parayı öyle telafi etmiştik! ben üç tane cosmopolitan kokteyli içmiştim, otuz dolar kaybettiğim için tam gelmişti! 😀 ama açıkçası çok da sarmamıştı bu ortamlar beni; insanların nasıl bayıldığını anlayamıyorum. las vegas’a da gitsem durumun değişeceğini zannetmem…

    • Senden de aldığım bilgiler doğrultusunda.. evet durum hiç değişmeyecek gibi.. :)) bedava içki iyi geliyordur valla.. siz benden alırsanız ben de sizden alırım hıh.. 🙂

  • Casino’da neymiş, eskiden mis gibi ateri salonları vardı 😀 hey gidi günler, asıl ışık akraksiyon ordaydı, giden paralara da hiç acınmazdı hem 😛

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir