Salyangoz
Hani internet sözlüklerinde ünlü bir başlık vardır ya, hayata dair iç burkan detaylar diye.. Detay çoktur da son yağmurlarla beraber sürekli ortada gezinen salyangozları yanlışlıkla ezmek benim için bir hayli iç burkan bir detay oluyor.
Böyle hayvancık mutlu mutlu tın tın geziyor otların arasında, yolun kenarında vs. sonra ben çıkıp löp diye basıveriyorum üstüne. Çıtırttt diye bir ses.. Yutkunuyorum bir an, gözlerim doluyor yerli yersiz, bir hüzün kaplıyor içimi, tuhaf bir utanç.. Hayvancık daha 10 sn önce canlıydı ve geziniyordu. Öldürüverdim ansızın, öldürmediysem de evini başına yıktım. O ses böyle bayağı bir süre kulaklarımda yankılanıyor. Görüntüyü hiç anlatmıyorum. Hele bir de karanlıksa daha birinin acısı dinmeden diğeri vuruyor. Ay diye ayağımı çekerken bir başkasının üstüne basmak! Aman aman.. Allah’ımm çok kötü bir insanım ben!
Ah zavallı salyangozlar.. Bu hayvanlarla aramda olan bağı ben de bilmiyorum ama var bir şeyler. Zira kanatlı bir hamamböceğini benzer şekilde öldürünce böyle bir acı hissetmiyorum. Hatta bilinçlice üstlerine yürümüşlüğüm de çoktur.
Yine üzerine bastığım karınca, uğurböceği vb. hayvanlar için ayrıca bir yazı yazmıyorsam, üstlerine bastığımı somut olarak hissedip yaşamadığımdandır. O çatırt sesi bir ayrı oluyor çünkü. Neyse bu iç burkan detayı paylaşmak istedim. Paylaştım mı günah mı çıkarttım onu da bilemiyorum gerçi.
Şimdi salyangoslar bu yanlış bir hareket yapmayın! Canınıza susamayın!

Bunu yapabilirsiniz! OK!

Ayrıca Minuscule’deki salyangoz geldi aklıma onu eklemeden edemeyeceğim. Acayip keyifli bir video: Bir Salyangoz’un rüyâsı 🙂
