The Bluestack Challange

Bluestack Vakfı’nın 2002 yılından bu yana özel bakıma ihtiyaç duyan kişiler yararına düzenlediği doğa yürüyüşünün 2017 ayağına ben de katıldım. Kayıt süresine kadar elinizden geldiği kadar yardım toplayıp yürüyüş günü parayı teslim ediyorsunuz. 2002 yılından bu yana €1.200.000’nun üzerinde yardım toplanmış.

Yürüyüş öncesindeki en büyük korkum ne parkurun uzunluğu ne de hafta boyunca yağan sağanak yağmurdu, tek korkum midge‘lerdi 🙂 Mevsim tam midge mevsimi (ıslak zemin ve ılık hava), yürüyüş parkuru hem nehir kenarından hem de bog araziden geçiyor. Midgelerin yüz kişi içinden ısırmak için özellikle beni seçmesi ve vücudumun bu ısırıklara verdiği alerjik tepki aklımdaki tek şey! Herkes havaya göre kıyafet hazırlar, ben midgelere göre hazırlarım. İnternet üzerinden bin bir türlü ev yapımı midge savar karışım okuyup en işe yarar yorumu alanı ekstra konsantrasyonla hazırlayıp yola çıkarım. 
Başlangıç noktasında kayıt işlemleri devam ederken güneş açtı, herkesin yüzünde bir tebessüm ben ise tırnak yemeye başladım zira yağmur yağmaz ya da rüzgâr esmezse midge kaçınılmaz.
Güvenlik tedbirleri, gruplara ayrılma derken yola çıktık. 

Bulutlar iyice aralandı, mükemmel bir güneş ondan daha mükemmel bir rüzgâr vardı artık. Ben yine de ev yapımı midge savar ile yıkadım kendimi. Parkur bir nehir kenarında başladı. Nehrin bir kenarında biz, diğer kenarında ise İngiltere’den özel turla somon avlamaya gelip ‘ülen tam da gününü buldular yeaa’ bakışı atan balıkçı amcalar vardı. Şartlar fly fishing’e çok müsait, tek sorun bizdik 😀

Nehir kenarından tek sıra ilerleyerek İrlanda Ordusu’nun kahvaltı dağıttığı noktaya ulaştık. Ben yine de evde Asena’nın hazırladığı gurme sandviçlerime yumuldum, ordudan da bir bardak çayı hüplettim, o kadar gelmişler boş göndermek olmaz.

Bu yürüyüşün en güzel yanlarından biri su ve tuvalet tedariğinin organizasyonca yapılıyor olması. Yürüyüş süresince 10 şişe su içtim, bunu çantamda taşımak ekstra 5 kilo yük demek, Donegal tepeleri 5 kilo fazlayla çıkılmaz orası kesin! 5 litre su içmek arıtma tesisinin de 5 litre su ürettiği anlamına geliyor. Ağaçsız tepeler, işinizi görürken saklanmanızı epey zorlaştırıyor! 

 

 

 

Yürüyüşün en zor kısmı olan tepe tırmanışına geldiğimizde 25 km yol yapmış, artık yorulmaya başlamıştık. Tam tırmanış esnasında bastıran yağmur ve içinde bulduğumuz bog alanı yürüyüşe ekstra bir heyecan katıp zorluğu da arttırıyordu. Yanlış atılan bir adım, bacağınızın yarısına kadar yumuşacık bog içine girmesine neden olabilirdi. 

 

 

 

 

 

Doğa yürüyüşlerinde tepe inişleri de oldukça zorlu olabiliyor. Düz yürüyüş ve tırmanış esnasında ayak ve bacaklardaki benzer kaslar kullanılıyor ancak tepe inişlerinde asıl yük öncelikle ayak parmaklarına yükleniyor, ayak ve bacaklardaki kaslar da görev değişimi yapıyor. Bu nedenle, tepe inişleri kulağa kolay gelse de en çok sakatlanmanın yaşandığı kısımdır. (Patikatrek yürüyüşlerinden aklımda kalan önemli bir bilgi.)

 

 

 

Günün ilerleyen saatlerinde Bluestack Dağları’nın mükemmel manzaraları eşliğinde arada yağmura yakalansak da rüzgâr esmeyi hiç bırakmadı böylelikle tek bir midge ısırığı olmadan günü tamamladım. Appalachian Trail‘in bir parçası olan 32 km’lik parkuru molalar hariç 9 saatte yürüdük. Yürüyüş esnasında bir çok katılımcıyla muhabbete başlayıp hepsinin hikayesini dinlemek eğlenceliydi. Bedenen ruhen, maddi manevi güzel bir ‘challenge’ oldu. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.



2 thoughts on “The Bluestack Challange”

  • Blogunuzun yeni halini cok begendim. Hatta imrendim. Yazin ben de bu konuda bir seyler yapmak istiyorum. Danisacagim birisini biliyormusun Izmir’de.
    Resimler de super. Yaptigin etkinligi de cok begendim. Anlamli ve gercekten iyi bir kondisyon istiyor. Her seyiyle bravo sana.

    • Merhaba Nese Hanim,
      Guzel yorumunuz icin tesekkur ederiz. Bu manzaralar esliginde yururken insan mesafe hissetmiyor 🙂

      Uzun zamandir aklimizda olan ancak deneyim sahibi olmadigimiz bir konuydu blogu tasimak ve yenilemek.
      Tum islemler yaklasik 1 hafta kadar zamanimizi aldi. Oldukca detay iceren bir islem ancak tum bilgiler internette mevcut. Izmir’de yardim edebilecek biri gelmiyor su an aklima. Oldukca populer bir konu aslinda, belki bu yorumu okuyan biri size ulasir 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir